Kategori: Kategorilenmemiş — ÖZGÜR @ 8:52 pm

zaman, içilen bir sigaranın ucundaki kızıl ateş korunun peşinden usulca akıp gidiyor…
uzun uzun o ateş koruna bakan gözler, kaybolup giden zamana anlamlar katmak için, hiç kırpılmadan bekliyordu…
taa ki, ateş küle dönene kadar… ateş sönüyor, yağmur toprağa düşüyor, döngü devam ediyor… insanın bulduğu en büyük kelâm ortada yanıtını bekliyor yine… anlam..?
yağmurun kirpiklere inmesi zamanın içinde bulunan anlamlar olabilir miydi?.. yoksa! anlamsızlık mı o sağnağı başlatmıştı gözlerinde?..
gözlerde başlayan bir sağnaktı belki de anlam… zamanın anlamsızlığı içine doğurulan…
kim bilir hangi arsız gecedendi doğurulan anlam, ki böylesine bir fırtınaya sebepti her zaman…
oysa ne geçmiş, ne gelecekti bu anın anlamı… tek ve biricik anlam, içinde bulunanan şu an ve anın içinde saklı olan ay’sız gecelerin korkusu…
daha evvel de ay’sız geceler yaşamıştı! ve yine yaşabilirdi kendine sessizce verdiği teselliydi yaşadın yaşayacaksın anlamlı ya da anlamsız, sen varsan! ruhun hiç ummadığın ay’sız geceden dahi bir anlam çıkaracak, belki o zaman, gözlerdeki sağanak son bulacaktır…
marifet değildi yaşamak, ya da anlamın kendisi… varolamadıktan sonra… marifet, zahiri olan bu dünyada, güneş’in de ay’ın dakendi içinde doğumunun sancısını çekmekti…
öyle utanç vericiydi ki zamana anlam katmak için ay’sız gecelerin karanlığında sevişip doğurulan anlamın yerini bulamaması… ne güneş ne ay şahit olmak istemiyorlardı bu anlamı olmayan sevişmelerin sabahındaki doğumlara.
bu yüzden anlamlı değildi yüz yıllık yalnızlıklarla dolu doğumlar ve yaşamlar…
güneş’in ya da ay’ın şahitliği olmadan senle sevişmek mi?..
nasibolmasın… güneş’de, ay’da, içimizde tutunuyor birbirlerine…
HAMİLEYİM! HEM DE DÜNYANIN EN GÜZEL ANLAMINA…
benden önce biri sorsun diye baktım ama tık yok.
yazı çok güzel güzel olmasına da
acaba biz bir yeğen haberi mi aldık üstü örtülü?
Yorum�Yorumlar yazan: Hatice — Temmuz 23, 2007 @ 3:40 pm |
hatice öncelikle,yazılarımıza ilgin ve alakan için çok teşekkürler.bu yazı bir denemeydi cananla birlikte,sırayla yazıyorduk,o hamilelik mısrası benden çıktı da! fiziksel hamilelikten bahsetmedim. kelimelerin cümlelere cümlelerin konulara olan bendeki gebelik döneminden bahsettim.ama birgün hayırlısıyla bir yavrumuz olmasını da, o haberi sevdiklerimizle paylaşmayı da çok isteriz,belki isminide birlikte koyabiliriz.sevgiler! (Cân)
Yorum�Yorumlar yazan: ÖZGÜR — Temmuz 24, 2007 @ 7:56 am |
sevgiyle kalın..
Yorum�Yorumlar yazan: Hatice — Temmuz 26, 2007 @ 2:44 pm |
İtalikleri biri, düzgün olanları başka biri yazmış herhalde. İtalikleri son cümlenin de ÖZGÜR’e ait olduğu söylendiğinden ÖZGÜR yazmış, özgürce. Hanımefendi ise anlamların ardından seslenmiş.
Yorum�Yorumlar yazan: İyi — Temmuz 26, 2007 @ 9:40 pm |
iyi, hoş geldiniz. düz yazılanları ben (özgür yani Canan) yazdım, italikleri eşim hanımefendi Can yazdı. son söz eşimindir. anlamların her yanından seslenebilir o. ve hatta yeni anlamlar yaratabilir.. bir gün şöyle demişti; “sevmek anlamaya çalışmaktır…” seviyorum, dediğinizde gerçekten bir sevgi ise duyduğunuz, anlamların içinde varoluyorsunuz… ve sonra, anlamaya çalışıyorsunuz sürekli… bir insan, bir sanat, değişik varlık görünümleri… her şeyde böyle sanırım. sevmek anlamaya çalışmaktır… daha çok anlamak,daha çok sevmek… “Sonsuzluk ve Bir Gün” filminde Alexander ölmek üzere olan annesine şöyle sormuştu; “söylesene anne… neden sevmeyi bilemedik?”… demek ki sevmek bir anlama ve bilme sorunsalıdır… yaşamak ise, anlamak, bilmek ve daha çok sevme sorumluluğudur…
Yorum�Yorumlar yazan: ÖZGÜR — Temmuz 27, 2007 @ 8:32 pm |
Demek ki evlenmek aşkı öldürmüyormuş.
Yorum�Yorumlar yazan: İyi — Temmuz 28, 2007 @ 4:49 pm |
evelenmek aşkı öldürür. aşk zaten ölmek üzere doğan bir duygudur. aşkın amacı türü devam ettirmek için bedenleri bir araya getirmektir. türün devamı için gerekli davranışlar tamamlandığında, aşk işlevini kaybeder. hayvani bir güdü/duygudur aşk dediğimiz aslında. öyle zannedildiği gibi yüce bir duygu falan değildir. yüce olan şey sevgidir… gerçek bir sevgi var ise, evlenmek sevgiyi öldürmez… çünkü sevgi bitmeyen bir akarsudur. akarsudan üretilen enerjidir. ama aşk bir cep telefonu bataryası gibidir. sevişirsiniz pili biter… yeni aşklar aramaya başlar insanlar daha sonra. arsız bir doyumsuzluktur aşk.
Yorum�Yorumlar yazan: ÖZGÜR — Temmuz 28, 2007 @ 7:45 pm |
Ben de sizin buradaki aşk hakkındaki yorumunuzla bu yazı hakkında bağlantı kurmuştum:
Yorum�Yorumlar yazan: İyi — Temmuz 29, 2007 @ 4:14 pm |
bu yazı benim hatice’nin sitesinde bir zaman yaptığım yorum değil mi..?
(sizin sitenize ulaşamadım. nerdesiniz. iadei ziyarette bulunmak isteriz…)
Yorum�Yorumlar yazan: ÖZGÜR — Temmuz 30, 2007 @ 1:36 pm |
Özgür Bey,
nerelerdesiniz efendim, ben geldim, siz gitmişsiniz:)
Yorum�Yorumlar yazan: Talha Can — Ağustos 1, 2007 @ 3:15 pm |
Talha bey, biz de buradayız artık. bir süreliğine ara verdik iş temposu nedeniyle… şimdi geri döndüm… inşallah iyisinizdir. selamlarımla.
Yorum�Yorumlar yazan: ÖZGÜR — Ağustos 1, 2007 @ 9:39 pm |